TÜP BEBEK TEDAVİSİ NEDİR?

Siz de onbinlerce anne-baba adaylarımızdan biri olabilirsiniz…

Tüp bebek tedavisi, yumurtalıklardan alınan yumurtaların erkek eşten alınan spermler ile vücut dışında döllenmesi ve elde edilen embriyoların anne adayının rahmine transfer edilmesidir. Tüp bebek, klasik yöntemler ile gebe kalamayan kadınlarda uygulanan bir tedavi şeklidir. Erkek (sperm) ve dişi (yumurta) hücrelerinin laboratuvar koşullarında birleştirilmesi sonucunda oluşan embriyoların, rahme transferi ilkesine dayanır. Laboratuvar koşullarında gerçekleştirilen döllenme, kendiliğinden ya da insan eliyle, bir yumurta içerisine bir sperm verilmesi ile sağlanır.

Tüp Bebek Yöntemleri Nelerdir?

Kadın sağlığı ve infertilite (kısırlık) alanında uzman kadromuzla tüp bebek tedavisi kapsamında jinekolojik muayene, yumurta gelişimi takibi, aşılama, klasik ivf, mikroenjeksiyon, histeroskopi, laparoskopi gibi işlemlerde hizmet sunmaktayız.
Tüp Bebek Tedavisi İle İlgili Merak Ettikleriniz

Tüp Bebek Tedavisinin Basamakları Nelerdir?

Tüp bebek tedavisi dört basamaktan oluşur;

1 - Yumurtaların Geliştirilmesi

Yumurtalıkların uyarılması için hormon ilaçları kullanılır ve fazla sayıda yumurtanın olgunlaşması sağlanır.

3 - Yumurtaların Laboratuvarda Döllenmesi

Elde edilen yumurtalar, erkek eşten elde edilen spermler ile laboratuvar koşullarında özel besi yerleri içerisinde mikroenjeksiyon veya klasik ivf ile bir araya getirilerek dölleme olması beklenir.

2 - Yumurtaların Toplanması

Ultrasonografi eşliğinde lokal veya genel anestezi altında yumurtalar toplanır.

4 - Embriyoların Anne Adayının Rahmine Transfer Edilmesi

Yapılan tedaviler sonrası elde edilen embriyoların, özel kateterler yardımı ile rahim içerisine zarar vermeyecek şekilde ultrasonografi eşliğinde rahimin en üst kısmına bırakılması işlemidir.

Online Randevu

Siz de çocuk hasreti çekiyorsanız aşağıdaki formu doldurun…

Adres: Nisbetiye Caddesi Bebek Yokuşu Sokak
No: 6 Etiler – Beşiktaş / İSTANBUL

Telefon: +90 212 287 57 75

E-Mail: fertijin@fertijin.com.tr

Yurt Dışından Gelen Hastalara Verilen Hizmetler
Hem tarihi ve kültürel zenginliği hem de sağlık alanındaki gelişmişlik seviyesi ile Türkiye, dünyanın gözde ülkeleri arasındadır.
  • KONAKLAMA

    Kadın Sağlığı, Doğum ve Tüp Bebek alanında, yurt içinden ve yurt dışından bize başvuran hastalarımız için en güvenli ortamı yaratarak kaliteli sağlık hizmetleri ve operasyon süreçleri hakkında bilgi vermekteyiz. Tedavi süreciniz boyunca, kliniğimizin yakınında bulunan anlaşmalı otellerimizde indirimli fiyatlardan yararlanarak konaklayabilirsiniz. Kliniğimize geldiğinizde uzman asistanlarımız konaklama konusunda sizlere yardımcı olacak, aklınızdaki tüm soruları cevaplayacaklar.

  • TEDAVİ SÜRECİ

    Kliniğimizde, kadın sağlığı ve kısırlık alanında uzman ve deneyimli kadromuzla dünyadaki en gelişmiş sağlık teknolojileri ve uygulamalarını güvenle kullanarak dünya standartlarında modern bir hizmet sunmaktayız. İstanbul Etiler’deki kliniğimiz bünyesine ameliyathane, tüp bebek ünitesi ve androloji laboratuvarında kısırlık ve tüp bebek tedavilerinin yanı sıra tüm biyokimya, mikrobiyoloji ve endoklinolojik tetkikler yapılmaktadır. Pek çok kültürü bünyesinde barındıran İstanbul’da, üst kalitede bir sağlık hizmeti almanızı ve umutlarınıza kavuşmuş bir şekilde evinize dönmenizi sağlıyoruz.

Sık Sorulan Sorular – Merak Edilenler

Aklınıza takılan tüm soruları bizlere danışabilirsiniz.

Çiftlerin tıbbi geçmişi, kadının yaşı, sperm kalitesi, embriyo kalitesi, rahmin embriyoyu tutma kapasitesi başarıyı etkiler.

Tüp bebek işlemin hiç bir aşamasında yatış gerekmez.

Muayene bulguları, yumurtalık rezervi, kişinin yaşı, daha önce uygulanan protokol ve erkek eşin sperm parametreleri gibi durumlar göz önüne alınarak protokol seçilir.

Tüp bebek gebeliği ile normal gebeliğin takibi aynıdır.

Tüp bebek gebeliğinde doğumun yönetimi normal doğum yönetimi ile aynıdır.

Süreç, çiftlerin birlikte değerlendirilmeleri gereken test ve girişimlerin devam edilecek tedavi şekline göre belirlenerek yapılması ile başlar. Tüp bebekte yumurta geliştirme süreci; yumurtaların anestezi altında toplanması, laboratuvar çalışmalarının yapılarak embriyoların geliştirilmesi ve transferi ile sonuçlanır. Yaklaşık 20 günlük bir sürede ana tedavi tamamlanır.

Tedavinin denenmesinde üst sınır yoktur. Yumurtalıklarda yumurta gelişimi olduğu sürece deneme yapılabilir. Tedavi sayısı arttıkça gebelik ihtimali de yükselmektedir. Fakat kadının yaşının ilerlemesine bağlı olarak sonucun olumlu olma ihtimali düşmektedir.

Başlangıçtaki teşhis ve tedavi planının doğru yapılması başarı şansını etkileyen en önemli faktörlerdir. Bunun yanında yapılacak tedaviye destek olması için kullanılan ilaçlar ve yöntemler ki bunlar vitamin destekleri pregenetik yöntem, lazer yardımıyla tomurcuklanma (Assisted Hatching), lenfosit aşısı, laparoskopi, histeroskopi, laboratuvar teknikleri, kaliteli inkübatörler, transfer kateterleri başarıyı arttıran faktörlerdendir.

Opu işleminin ne kadar süreceği yumurtalıklardaki follikül sayısı ile ilişkilidir. Fakat ortalama 15-30 dakika sürdüğü söylenebilir. İşlem öncesi hazırlıklar ve işlem sonrasındaki dinlenme periyodunu da gözeterek minimum 3 saatinizi bu işleme ayırmanızı öneririz.

Tüp bebek tedavisinin başarılı olabilmesi için en önemli etmenlerden bir tanesi de anne adayının yaşıdır. Yaşı ilerlemiş anne adaylarında yumurta sayısı ve kalitesi önemli ölçüde düşmektedir. Kadınların 35 yaşından itibaren doğurganlık özelliği azalmaktadır ve bu özellik 38 yaşından sonra hızlanmaktadır. 40 yaşını geçmiş kadınlarda ise tüp bebek tedavisi ile hamile kalma olasılığı %20’nin altına inmektedir. Ayrıca bu yaşlarda düşük yapma riski de yüksektir. 38 yaşını geçmiş olan kadınlarda tüp bebek tedavisi uygulanması sırasında preimplantasyon genetik tanı yöntemi ile embriyoların durumunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Yaşı ilerlemiş kadınlarda tüp bebek tedavisine başlanmadan önce 15 gün boyunca yumurtaların uyarılması için ilaç tedavisine başlanmaktadır.

 

Fizik muayene infertilite araştırmalarının en önemli basamaklarından biridir. Kadın eşin jinekolojik muayenesi ve ultrasonografik incelemesinin yapılması, rahim ağzından örnek alınarak patolojik inceleme yapılması ve mikrobiyolojik araştırmalar için örnek alınması ve hormon testlerinin (adetin 3. günü FSH, LH, E2, PRL, TSH, T3, T4) alınması gerekir. Erkek eşin ise spermiyogram testi yapılmalı, ciddi sperm düşüklüğü var ise veya hiç sperm yok ise  hormonal testisleri ve genetik incelemesi yapılmalı, muayene edilerek gerektiğinde ultrasonografik inceleme yapılmalıdır. Bunun dışında gerekli durumlarda rahim filmi, histeroskopi, laparoskopi gibi ileri teşhis yöntemleri de kullanılabilir.

TESE, menisinde hiç sperm yer almayan ya da sperm sayısı normal olsa bile sperm hareketliliği sıfır olan erkeklerin yumurtalıklarından üreme hücresi alma işlemine verilen isimdir. Bu yöntem ile testislerden sperm elde edilebilmektedir. Lokal ya da genel anestezi altında yapılan TESE yönteminde testisin farklı bölgelerinden alınan çok sayıda parça incelenerek sperm hücresi aranmaktadır. Bulunan sperm hücreleri ise ayırılarak mikroenjeksiyon işlemi için hazırlanmaktadır. Gelişen teknoloji ile beraber bir de Mikro-TESE yöntemi ortaya çıkmıştır. Mikro-TESE yöntemi, Klasik TESE yöntemine göre mikroskop altında yapılmaktadır ve bu sayede dokularda sperm bulma olasılığı daha yüksektir.

Azospermi hastalarında sperm hücresi bulma şansı Mikro-TESE yönteminde Klasik TESE yöntemine göre yaklaşık olarak %40 daha fazladır. Ayrıca Mikro-TESE yöntemi ile testis dokularında daha az hasar meydana gelmektedir. Daha önce Klasik TESE yöntemi ile sperm hücresi bulunamayan hastalarda Mikro-TESE yöntemi ile sperm hücreleri bulunabilmektedir. Tüp bebek tedavisine devam edilebilmesi için erkekte sperm hücresi bulunması gerekmektedir. Mikro-TESE yöntemi uygulanmaya başladığından bu yana azospermi hastalarında yüz güldürücü sonuçlar elde edilmiştir. Tıkanıklık sorunu bulunmayan hastalarda Mikro-TESE yöntemi ile sperm hücresi bulma ihtimali %35 oranında olabilmektedir.

Her iki yöntemde genel anestezi altında yapılmaktadır ancak bazı durumlarda Mikro-TESE işlemi için lokal anestezi de yeterli olmaktadır. Mikro-TESE işlemi mikroskop altında gerçekleştirildiği için testiste bulunan damarlara zarar verme olasılığı TESE işlemine göre daha düşüktür. Bu durum aynı zamanda operasyondan sonra görülen yan etkileri de azaltmaktadır. Testisin mikroskop altında incelenmesi daha başarılı sonuçlar almayı kolaylaştırmaktadır. Her iki işlemde de testis detaylı bir inceleme altına alınır ve sperme rastlama ihtimali bulunan bütün bölümlerde tek tek aranır. Her iki işlemde yaklaşık olarak 1 saat kadar sürmektedir ve her iki işlemde de nadir de olsa hiçbir şekilde sperm hücresine rastlanmama ihtimali bulunmaktadır. İşlemler bittikten sonra hastalar yaklaşık 1-2 saat içerisinde kendine gelmektedir.

 

Mikroenjeksiyon yöntemi ile sperm, mikroskop altında yumurta hücresi içerisine yerleştirilmektedir ancak bu her uygulamada döllenmenin gerçekleşeceği anlamına gelmemektedir. Bu yöntemde de sperm ve yumurtanın kalitesi önemlidir. Mikroenjeksiyon yönteminde döllenme ve hamilelik şansı klasik tüp bebek yöntemine göre daha fazladır. Ancak annenin yaşı da bu yöntemde etkilidir. Yaş ve sağlık durumuna göre mikroenjeksiyon ile döllenme elde etme şansı %50 ile %80 arasında değişmektedir ancak bu döllenmelerin hepsinin hamilelikle sonuçlanacağının bir garantisi bulunmamaktadır. Mikroenjeksiyonda sperm seçme yöntemlerinden IMSI ve microchip uygulanmaktadır.

Çocuk Özleminizi Bitiriyoruz.

Klinik Direktörümüz, Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir’in önderliğinde uzman ve deneyimli ekip tarafından hastanın her adımda bilgilendirilmesi ve durumunu öğrendikçe kendini güvende hissetmesi gerektiği ilkelerini temel almaktayız.